Hoşgeldiniz, Bugün 15.11.2018 -
  • İstanbul Hava Durumu11°C / 18°Cİstanbul Hava DurumuÇok Bulutlu
  • Ankara Hava Durumu3°C / 15°CAnkara Hava DurumuParçalı Bulutlu
  • İzmir Hava Durumu12°C/ 20°Cİzmir Hava DurumuAz Bulutlu
Son Dakika Haberleri
Cebrail Mungan Cebrail Mungan cebrail@endogruhaber.com
Sayın Altaylı geç kaldınız!

Haber Türk gazetesinin değer verdiğimiz yazarlarından Sayın Fatih Altaylı'nın köşe yazısını zevkle takip edenlerdenim.

 

Bu yazıyı da fütursuz ve belden aşağı vurmak için kaleme almıyorum.

'Bu adam için mi ölüyorsunuz!' başlıklı yazısında 1996 yılında SAYIN Öcalan diyerek Beyrut'Ta röportaj yapan Altaylı, 1 Kasım 2012 Perşembe günü yayınlanan yazısında ‘Şu Öcalan’ı birkaç günlüğüne serbest bıraksalar da ne olduğunu herkes görse’ diyerek başladığı yazısında Öcalan’ın Terör örgütüne yakın yayın organlarında yazdığı makalelerin ‘bu kadar abuk subuk bu kadar sığ fikirlerle dolu ,bu kadar temelsiz ve bu kadar cahilce yazılar kaleme alıp bunları çok matah bir şeymiş gibi yayınlatan birinin ,peşine birilerini takmış olması inanılacak gibi değil.’ sözleri bir anda beni 1996 yılında düşüncelerini ve fikirlerini yazı dizisi yaptığı ve o döneme ait bilgileri hafızamda sorgulamaya başladım.

Çok değerli Sayın Altaylı internettte Beyrut'ta yaptığınız röportaj kayıtları mevcuttur. Ben o dönemde yaptığınız bireysel gazetecilik başarınızı asla sorgulamıyorum. Belki bende böyle bir olayı kaçırmak istemezdim. Yalnız vurgulamak istediğim mesele tıpkı bu bahsettiğiniz çok matah bir şeymiş gibi yayınlanan masum Öcalan röportajlarını yayınlarken bu şahsın bu kadar cahil ve temelsiz ve üstüne üstlük binlerce insanın her iki taraflı ölümüne sebebiyet veren bir insan olduğunu görmediniz mi?

Yıl 1996 da yapılan röportajın üstüne bir hayli geç kalmışsınız!
Öcalan röportajları ile sarı kırmızı renkler üzerine ciddi Galatasaray muhabbetleri yaparak binlerce masum kürt çocuğuna bu şahsı sempatik gösterdiğinizin her halde o gün farkında değildiniz?
Ve siyasallaşmanın temelinde bu gazetecilik başarısı diye sunulan röportajların ve yayınların hiçbir katkısı olmadı mı?

Hiç şüphesiz Doğu'da ki birkaç münferit olayı sanki tüm Türkiye ateşe verilmiş gibi haber bültenlerinde evirip çevirip yansıtılmadı mı?
Bu bilinç ve şuursuz yayın anlayışı ile terör örgütü cesaretlendirilmedi mi?

Şüphesiz bu Terör faaliyetlerinin bu noktaya varmasında tüm medyanın ve bu tür röportajları başarı diye sunulmasının katkısı yok mu? Sayın Altaylı, bu röportajları sizin gibi Hasan Cemal'de Murat Karayılan'la gerçekleştirdi. Belki temelde çözüm odaklı gibi görünse de hep terör örgütünün işine gelen ve örgüte moral yayınlar olarak geri döndü.

Sokakta ,kahvehanede oturan işsiz Kürtler bu röportajları hep devlete ve kurumlara meydan okuma olarak algılamadı mı?

Tabii haksızlık yapmayayım bir tek bu konuda sizin payınız olduğunu söylemek istemiyorum. Amacım bazen haber peşinde koşarken ve kişisel başarı hırslarımız süre içinde nelere mal olduğunu görmemiz açısından olayı mülahaza ediyorum. Raiting yapıyor diye basit olayları nasıl bir canavara dönüştürdüğümüzü görüp anlamamız lazım.

YAZARIN DİĞER YAZILARI Yazı Arşivi