Hoşgeldiniz, Bugün 22.06.2018 -
  • İstanbul Hava Durumu11°C / 18°Cİstanbul Hava DurumuÇok Bulutlu
  • Ankara Hava Durumu3°C / 15°CAnkara Hava DurumuParçalı Bulutlu
  • İzmir Hava Durumu12°C/ 20°Cİzmir Hava DurumuAz Bulutlu
Son Dakika Haberleri
Cebrail Mungan Cebrail Mungan cebrail@endogruhaber.com
Arap Baharı'ndan darbelere geçiş…

Küresel güçlerin başlattığı 'Arap Baharı' aslında demokratik bir rejime geçişi simgelese de gerçekte kendini ifade edemeyen radikal örgütlerin siyasallaşarak tehdit unsuru olmalarını en aza indirmeyi hedefliyordu...

'Ilımlı İslam' dedikleri modeli uygulamaya koyan Batı ve avanelerinin bu hızlı değişimi, islami çizgide bulunan azınlık olarak gördükleri partilerin bir anda ciddi oy oranları ile sandığa hükmettiklerini fark edince, evdeki hesabın çarşıya uymadığını gördüler...
 
Suriye lideri Esad ile kol kola olan Başbakana bile “Senin bu diktatör ile ne işin var” diyen Amerika, şimdi Suriye'de oluşacak demokratik rejimin sonucunda Mısır ve Libya deneyimlerinden sonra ne olacağını tahmin etmektedirler. Bu yüzden de Suriye'de Esad rejiminin yıkılması onları eskisi kadar heyecanlandırmıyor... 
 
Demokratik bir rejime geçmenin getirileri islami partilerin zaferi ile sonuçlanması Batılı güçlerin işine gelmedi. Bir de Türkiye’nin o ülkelerde iktidara gelen partilerle dirsek teması (Müslüman Kardeşler) onları oldukça ürkütmüş durumda. Dolayısıyla bunu kendine tehdit kabul eden batı ülkeleri 'Gezi' tertipleri ile bu dirsek temasını keserek Ak Parti iktidarını devirmek istemişlerdir. Türkiye dışında Mısır'da gerçekleştirdikleri karmaşa ile askeri  darbelerle bu düzene dur diyecekleri bir sistemle yeni bir arayışa girmişlerdir. Demokrasinin askıya alınması küresel güçlerin işine gelmiştir.
 
İslam ülkelerinin birliğini kendine tehdit gören Batı, bu hain ve iki yüzlü politikalarıyla darbeleri bile meşru sayar hale getirdi. Utanmasalar Mübarek’i alaşağı etmelerine bile pişman olmuşlardır. İşte 'Batı Medeniyeti' diye övünen entelektüellerin oynanan oyunlara kör ve sağır olmaları bu yüzdendir. İslamifobi ile yaşayan Batı, bu duruşuyla radikal örgütlere davetiye çıkarmaktadır.
 
Şimdi bizdeki; utanmaz ve arlanmaz insanlar diyor k, “Suriye ve İslam ülkeleri bizi niçin ilgilendiriyor.”
 
Ben de diyorum ki dünyanın her yerinden gelen Müslümanların Çanakkale'de şehit düşmüş olmaları neden onları ilgilendirdiyse bizi de onun için ilgilendiriyor... O gün Türkiye için Mısır'dan, Fas'tan, Tunus'tan, Hicazdan, Şam'dan, Filistin'den, Trablusgarp'tan (Libya), Afganistan'dan, Pakistan'dan vb. ülkelerden Çanakkale'ye gelenler niçin geldiler ve şehitlik mertebesine ulaştılarsa bugün bizler de onlar için üzülüyor ve yardıma koşmaya çalışıyoruz.
 
Batılı ülkeler şunu iyi bilmeli, İslam ülkeleri huzur bulmadıkça kendilerinin de huzur bulması mümkün değildir. Huzura ve feraha ermiş demokratik İslam ülkeleri onların mutluluğu için de gereklidir ve elzemdir. Çünkü gerçek İslam ülkeleri, terörizmden medet ummaz...
 
Küresel güçler, İslam ülkelerini dizayn etmeye çalıştıkça, kendilerine karşı daha çok nefret eden örgütler ve ülkeler oluştururlar.
 
Demokrasi kültürü bu ülkelerde hayat bulması için Batılı ülkeler darbelerin ardına sığınmadan kraliyet aileleri ve diktatörlerle daha ne kadar yürüyeceğini iyi hesap etmeli. Hele de Türkiye gibi lokomotif bir ülkenin huzuru ile oynamak tüm bölgeyi ve hatta dünyayı ateşe vermekten öteye bir anlam taşımayacaktır. İsrail’in güvenliğini düşünüyorlarsa İslam ülkeleri ve de özellikle Türkiye'yle geçinmek durumundalar. Yoksa korkunun ecele faydası yoktur. Bu böyle bilinmeli...
YAZARIN DİĞER YAZILARI Yazı Arşivi