Hoşgeldiniz, Bugün 17.01.2018 -
  • İstanbul Hava Durumu11°C / 18°Cİstanbul Hava DurumuÇok Bulutlu
  • Ankara Hava Durumu3°C / 15°CAnkara Hava DurumuParçalı Bulutlu
  • İzmir Hava Durumu12°C/ 20°Cİzmir Hava DurumuAz Bulutlu
Son Dakika Haberleri
Cebrail Mungan Cebrail Mungan cebrail@endogruhaber.com
Ekonomik saldırı altındayız!

Gezi olayları ile ortaya çıkan tablo aslında Ortadoğu ve Türkiye denkleminde çok şeylerin iyot gibi nasıl açığa çıktığını görme fırsatı tanıdı…

Bazı şeyler test edilirken arkasında bıraktığı can kayıpları ise işin en can sıkıcı yanıydı… Ülkeye ekonomik olarak verdiği kayıp bu işin cabasıydı… Bu olayların merkezinde olmayan bir çok vatandaş ekonomik olarak Doların veya Euro’nun yükselmeyeceğini düşünüp borçlananlar ise durumun vahameti açısından Gezi olaylarını pompalayan güruha oldukça kızgınlar… Bu kızgınlar içinde ben de varım. 
 
Bir anda Amerika Merkez Bankası’nın aldığı karar Doları nerelere çıkardığını ve Gezi olayları ile yapılmak istenenler ve Mısır’daki darbenin mimarları kimlerden oluştuğunu açık ve net şekilde ortaya çıkardı… Mısır’da para dağıtan iş adamları ile Taksim’de tinercilerin bile cebine para koyanlar arasında pek bir fark görmüyorum… Ve hatta aynı anda düğmeye basan çevreler ve ülkelerin oyunlarını fark etmek lazım…
 
Gezi olaylarının ekonomik tahribat yaratmadığını söyleyenlerin şimdiki hedefi Merkez Bankası… Zaten cari açık yüksek olduğu için bu durumun kaçınılmaz olduğunu söyleyenler kasıtlı olarak Merkez bankasının gücünü test ettiklerini görüyoruz… Tahvil ve Hisse senedi gibi argümanları elinde tutan yabancı sermaye daha doğrusu kan emiciler, Merkez bankasına karşı bir suikast hazırladılar… Hatta buna dut silkeleme veya hasat zamanı dedikleri de aşikardır…Düzelen ekonomi ile Merkez bankası rezervlerini olmuş Dut olarak gördükleri için silkeleme işini üstlenenler ise küresel güç olan Yahudi lobileri ile para baronları… 
 
Bu Dut silkeleme operasyonu Gezi olayları ile aynı anda devreye sokuldu..Anarşiden istediği sonucu alamayanlar Merkez bankasını kıskaca alarak faiz artırımı istiyorlar.. Peki neden faiz artırımı istiyorlar çünkü, yabancı sermaye kaçacakmış… Zaten bu sermaye ülke içinde istihdam sağlayan bir sermaye değil ki bu sermaye valizi elinde mülteci kan emici bir sermayedir. Şimdi baskı yapanlar Merkez bankasının bağımsız karar alamadığını kendilerine dert edinmişler..Peki Neden?
 
Çünkü eski sistemde  bağımsız karar alan Merkez bankası yabancı sermayenin kucağındaydı hafif kur dalgalanması ve siyasi istikrarsızlık yaratarak artan faiz sonucu çiftçi Mehmet efendinin milli gelirini çalarak yaşadıkları için eski sistemi özlüyorlar..Bağımsız karar alan Merkez bankası istiyorlar…Niçin ? Çünkü; Biriken Merkez bankası rezervleri iştah kabartıyor.
 
Milletin emeği ve parası biriktikçe Merkez bankası şoklara karşılık verebiliyor aksi takdirde içi boşalan Türkiye küresel tefecilerin kucağına oturur… IMF şefleri kapıda belirsin ve kontrol onların elinde olsun diye çırpınıyorlar…Parayı eritmenin yolu Yüksek faiz…Zaten kur dalgalanmaları ile istedikleri tek şey var O da yüksek faiz…Yani milletin alın terine göz koymuş haramzadeler var…Aba altından sopa gösteriyorlar ne diyorlar…Çantacı ve reel yatırımcı olmayan piyasa çevreleri ‘gideriz’ tehdidinde bulunuyorlar. Biz gidersek işsizlik olur,ekonomi çöker,enflasyon zıplar diyorlar…
 
Ben de diyorum ki; Gitmezseniz şerefsizsiniz…Sizden gelecek hayır Allah’tan gelsin.
Biz imkansızlıklar içinde yaşamayı iyi biliriz… Hiç olmazsa gerçek alın terimizin çalınmasına razı olmayız…
 
Şimdi, hükümeti de bir konuda uyarmak istiyorum…
İthal ürünlere karşı yerli ürünleri özendirelim ve yerli üretimi daha çok teşvik edelim...Ve hatta halkımızda lütfen fırsattan istifade etmeden elinde bulunan bütün yabancı döviz birikmişlerini ellerinden çıkarsınlar…
 
Ülkeyi sevmek demek her fırsatta nemalanmak demek değildir… Cari açıklar gösteriyor ki bir ülkenin bu farkı kapatmasının en kolay yolu enerji alanında tedbirler almasıdır.Nükleer enerji çevre hassasiyetleri ön plana sokularak ülke cari açığına vereceği katkı göz ardı edilerek karşı çıkıyorlar…çünkü petrolü ve doğalgazı dövizle alarak bu cari açığın büyümesinin başlıca ana nedenleridir.Enerji açığını gideren bir ülke cari açığını da büyük ölçüde gidermiş olacaktır..Bizi hasta adam olarak AB kapısında bekletenler yeni Türkiye’nin Orta doğu ve Avrupa da tekrar hayat bulmasına engel olacakları aşikardır. Milli Savunma Sanayii de yerli üretime dönerek çok rahatsız etti belli güç odaklarını…elbette bunların yansıması olacaktı.
Ama biz bütün uğraşlara rağmen kendi doğrularımızla yürümeyi bilmeliyiz sonucu ne olursa olsun...
 
Fakat içerdeki işbirlikçilerin yabancı sermayenin kölesi oldukları için samimi milletin akibeti hiç umurlarında değil… 
 
Öyleyse bu millette gözünü açmalı gerekirse elinde ki bütün dövizi satarak piyasaya para sürmeli…
 
Ben burada yabancı markaları giyinen ve de en lüks ithal arabalara binen arkadaşlara soruyorum…
 
Siz hiç okullarda yerli malı haftası kutlamadınız mı?
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI Yazı Arşivi