Hoşgeldiniz, Bugün 22.09.2018 -
  • İstanbul Hava Durumu11°C / 18°Cİstanbul Hava DurumuÇok Bulutlu
  • Ankara Hava Durumu3°C / 15°CAnkara Hava DurumuParçalı Bulutlu
  • İzmir Hava Durumu12°C/ 20°Cİzmir Hava DurumuAz Bulutlu
Son Dakika Haberleri
Cebrail Mungan Cebrail Mungan cebrail@endogruhaber.com
Yazıklar olsun…



Yazıklar olsun…


Bu mu sizin vatan perverliğiniz…


Bu mu sizin sosyal demokratlığınız…


Bu mu sizin inançlara saygınız…


Son bir aydır ülke üzerinde dolaşan kara bulutların sebebi olan sözde demokrasi havarilerinin açtığı yarayı şu an ödemekle meşgulüm…Yüz bin dolar borcu olan bir adamım…


176 Bin TL’ye tekabül eden borcum şu an 195 Bin TL’yi aşmış durumda..Yani 19 Bin TL daha fazla cebimden para ödeyeceğim. Bu şimdilik görünen borç…Peki ben hiçbir olaya bulaşmadığım halde bu faturayı niçin ödüyorum? Ya da benim durumumda olan insanlar ülkeye çıkarılan bu faturanın günahını neden ödesinler soruyorum?


Özgürlük istiyoruz diyenlerin küfür ve hakaret ettikleri emperyal güçlerle nasıl iş çevirdiklerine şahit olduk.


Ülke kazanımlarını iktidar devirme uğruna nasıl ateşe attıklarını gördük. Sözde sosyal demokrat ve aydınların sandık yerine şiddeti ağızlarından salyalar akıtarak izlediklerini ve demokratik yollardan iktidara gelemeyeceğini düşünenlerin kahrolsun emperyalizm diye slogan atanların bu güçlerin kapısında utanmadan yattıklarını izledik.
Neredeyse küfür ettikleri CNN International ve BBC’ye milli bir davanın ulusal kanallarıymış gibi methiyeler düzdüler.


Alman Merkel ile Hollanda başbakanına Türkiye’yi şikayet eden bir muhalefet anlayışı ile karşılaştık. Çözümü ve uzlaşmayı mecliste araması gerekenler, ülkenin bütün kazanımları yok olması pahasına Alman Bild gazetesine şikayet eder hale geldiler.


Türkiye protestoları üzerinden İngiltere, Almanya, ABD medyası olmak üzere yapılan yanlı yayın ve saldırılar neredeyse Tahrir benzetmeleriyle çığırından çıkarıldı… Bir ülkenin başbakanına bile hakaret edilmesi için para veren milletvekillerinin kıs kıs gülmelerine dahi tanık olduk…


Barolar birliği ülkeyi şikayet ediyor. TOMA’nın önüne yatan Amerikalı kadın, kahraman oluveriyor… Bikinisiyle Bodrum’da eğlenmesi gereken Alman bilmem ne helga, demokrasinin simgesi ilan ediliyor. Olmadı Taksim’e heykelini dikiversinler…


Sanki İzmir’i işgal eden Yunanlılara sevgi gösteren işbirlikçiler gibi bütün yabancılar baştacı edildi. Gerçekten o gün Rusya, Türkiye’yi işgal etse yeter ki iktidardan kurtulalım anlayışı hakimdi..


Vah vah …


Bitmedi… Sahtekar bazı yazarlar…


Polisin şiddetini ön planda tutuyorlar. Sanki Taksim’i yakan yıkan ve tüm ülkenin prestijini polisler yerle bir etmiş gibi.


İnsan utanır be… Hayasız adamlar …

 

Yazıklar olsun… Bu oyunu göremeyenlere…

 

Yazıklar olsun sizlere…


İktidarı sevmeyebilirsin hatta Başbakandan nefret bile edebilirsin ama bir kesimin rahatsızlığı uğruna tüm ülkeyi talan edemezsin… Senin aymazlıklarının faturasını bana ödetemezsin… Doğu Anadolu’da nasırlı ellerin, terlemiş alınlarına leke süremezsin… Onların üç kuruşluk kazancını emperyalist diye haykırdığın ülkelerin cebine aktarmanın uşağı olamazsın ve olmamalısın…


Allah aşkına bir İktidarı devirmenin demokrasilerde binlerce haysiyetli ve şerefli yolu var…


Özgürlük adına yaptığın izansızlığı ne olur başka masum insanlara fatura etme…


Ben bu durumu Necip Fazıl Kısakürek’in bir sözü ile bitirmek istiyorum…


"Bugün bizdeki muhalefet iktidarı düşürme şartıyla vatanı düşürmeye bile razıdır… "


Üstad bu sözleri 1956 yılında söylemiştir… Yani tam 57 yıl önce!


Anlaşılan Türkiye’de hiçbir şey değişmemiştir…
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI Yazı Arşivi