Hoşgeldiniz, Bugün 15.11.2018 -
  • İstanbul Hava Durumu11°C / 18°Cİstanbul Hava DurumuÇok Bulutlu
  • Ankara Hava Durumu3°C / 15°CAnkara Hava DurumuParçalı Bulutlu
  • İzmir Hava Durumu12°C/ 20°Cİzmir Hava DurumuAz Bulutlu
Son Dakika Haberleri
Cebrail Mungan Cebrail Mungan cebrail@endogruhaber.com
Türkiye’nin dostu yoktur…

Yarım asırdır AB kapısında beklememiz yetmiyormuş gibi bir de senin kırmızı bültenle aradığın teröristleri barındıran Avrupa Birliği neden olmazsa olmazımız oluyor bende bunu anlayamıyorum.

IMF para fonu da bir zamanlar bizim için olmazsa olmazımızdı.
Hatta İMF’den para almazsak ekonomimizin  batacağını umanların bilinçli korku yaygaralarına rağmen ,hükümetin kararlı ekonomik politikaları Fransızlara Osmanlı imparatorluğu döneminde(1740) verilen kapitülasyonların sonu olacak büyük bir hamle gerçekleştirildiğini iyi okumak gerekir. Ve hatta 400 yıllık bir ekonomik esarete son verildiğini görmek lazım.Bunu başaran hükümetin Avrupa Birliği ile yaşadığı ihanetin parmak izlerini gördüğü halde ve terör bağlantılı illegal örgütlerin faaliyetlerine göz yumduğunu Başbakan kürsüden en yetkili ağız olarak itiraf etmesine rağmen neden bu kangren olmuş ilişkiyi koparıp atmadığını bende merak ediyorum.

Belki olaylar karşısında sabır gösteren hükümetin tatlı sert yorumlamalarla bir beklenti içinde olmasını gayet normal karşılıyorum ama ben bu satranç tahtasında oyunun uzamasının bize fayda sağlamayacağını düşünüyorum.

Hasta adam gördükleri Türkiye’nin pozisyonunu oyalama taktiği ile el altında tutan Avrupa’nın virüsten kurtulmuş bir Türkiye’yi isteyeceğini sanmıyorum.Fransa ve Almanya’nın olumsuz tavırları oldukça ve bu tutumla aleyhimize gelişecek her terörist faaliyete izin veren bu ülkelerin elinde tecavüzcüsüne aşık olan mağduru oynamanın bir anlamı yok.

Peki ne yapılmalı ?

Nasıl ki ekonomik politikalar bizim açımızdan başarılı sonuçlar ortaya koyduysa bizde bizimle birlikte olmak isteyen Avrupa Birliği ülkeleri ile kısmi ortaklıklarla bu birliği delebiliriz buna inanıyorum. Çünkü İngiltere ortak para biriminde olmadan ilginç bir beraberlik yürütüyorsa bizim yürütmememiz için bir neden yok. O yüzden tam üyeliği askıya alarak daha gerçekçi adımlarla lehimize olacak kısmi antlaşmalara girebiliriz.

Çünkü güçlü bir Türkiye istemeyen Avrupa’nın  bir İslam korkusu yaşadığını ve oluşan 'islamifobi’yi Avrupa ülkeleri açısından ciddi bir tehdit olarak algılandığını görmek lazım. Bu bakış açısı oldukça yerimizin Avrupa olamayacağını görüyorum.

Ya da kendimize dünya devletleri arasında yeni teşkilatlanmalara kucak açacak ufuklar geliştirmeliyiz.

Yoksa attığımız her salvo Türkiye’yi inandırıcılıktan biraz daha yoksun hale getirir ki; buda onların  "Nasılsa Türkler her AB aşkı depreştiğinde bağırıp çağırıp sonucu değiştirmiyorlar bırakın senede bir kez sitem etme hakkı bulunsun" dediklerini duyar hale getirir.

Buda bizim etkin ve sözü geçen ülke parametrelerinden daha uzaklara taşır.

Haksız mıyım?
      
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI Yazı Arşivi