Hoşgeldiniz, Bugün 15.11.2018 -
  • İstanbul Hava Durumu11°C / 18°Cİstanbul Hava DurumuÇok Bulutlu
  • Ankara Hava Durumu3°C / 15°CAnkara Hava DurumuParçalı Bulutlu
  • İzmir Hava Durumu12°C/ 20°Cİzmir Hava DurumuAz Bulutlu
Son Dakika Haberleri
Cebrail Mungan Cebrail Mungan cebrail@endogruhaber.com
Çok geç kalıyoruz!



Suriye meselesi bazılarına göre doğru bir dış politika hamlesi gibi görünse de başka bir kesim açısından Türkiye’nin yanlış ve lüzumsuz bir dış politika uyguladığı noktasında birleşiyorlar. Ama sonuç ne olursa olsun Suriye krizi her geçen gün daha da büyümekte ve yüz binleri aşan mültecileri tek başına Türkiye ikame ettirmektedir. Baas dikta rejiminin saldırıları artıkça mülteci sayısının nerelere varacağı ise tam bir muamma. Eğer elimizi çabuk tutmazsak Türkiye açısından rüzgar her an terse dönebilir.

Peki neden?

Kararlıkla izlenen Suriye politikasında amaç görülmemiş bir vahşetin ve acımasız saldırıların engellenmesine yönelik bir çabaydı. Ancak bu çabanın karşılığını iki yıldır Suriye halkı bu bedeli kanı ile ödemeye devam ediyor.Türkiye ve komşu ülkelere sığınmış iki buçuk milyon insan mülteci olarak kötü şartlarda hayatını devam ettirmeye çalışıyor.Suriye'de yaşam mücadelesi verenlerin duadan başka bir umudu kalmamıştır.

Baas rejiminin Arap Baharı ile başlayan iki yıllık direnişine katkı sağlayan faktörlerin başında gelen Çin, Rusya ve İran’ın Suriye halkına çektirdiği acıların bizzat sorumlusudurlar. İran’ın bu vahşette verdiği destek kuru Şii bir anlayışa dayanmaktadır.

Türkiye bu üçlü birlikteliğe karşı Suriye meselesinde Amerika’yı maalesef yanında bulamamıştır.Uçağı düşürülen ve sınır ilçelerimize düşen bombanın kayıplarını soramayan Türkiye’nin büyük devlet olgusu ile bunları sineye çekmesini sadece anlamaya çalışıyorum.

Ancak terörü bitireceğiz derken bizi oyalayanların PYD ile sınır boylarında kol kola olduklarını görmemiz lazım. Irak’ı üçe parçalayanların bundan sonra ki kirli tezgahlarına dikkat etmek gerekir.Suriye fiili olarak parçalanıyor ama Türkiye ses vermiyor.

Sınır kasabaları bombalanan ve uçağı düşürülen Türkiye’nin Suriye'de yaşanan bu vahşete verecek cevabı varken İsrail’in olmayan gerekçelerle Şam’a saldırması Türkiye’nin ipin ucunu kaçırmak üzere olduğu gerçeğini ortaya çıkarmak üzeredir.  

İşte bu nedenle ABD’nin baştan beri sesiz kaldığı Suriye meselesini sadece uluslar arası diplomatik ilişkilerle götürülemez olduğu gerçeğini kavramak gerekir.Suriye bizim iç meselemiz gibi lanse edildi ama sanıyorum İsrail sürece bizden önce dahil olmanın planlarını yapıyor. Eğer biz süreci izlersek Suriye’nin tek parça kalma ihtimali olmayacak.

İran’ın çıkardığı kuru gürültünün İsrail’i pek etkilemediği hava saldırılarıyla anlaşılmıştır.
Türkiye artık kırmızı çizgi ihlallerine bir yanıt vermek zorundadır.Çevreye yayılan hain ve kirli tezgahların kokusunu artık iyice almaya başladık.

Irak üçe parçalanırken Kerkük ve Musul’a kayıtsız kalmayan Özal’ın ufku bugün Onu  haklı çıkardı. O topraklar üzerinde bugün Kürtler söz sahibi.Hatırlarsanız Necip Torumtay’ın bu fikre sıcak bakmayıp istifa etmesi hala hafızamızda yer almaktadır.

Acaba Sayın Başbakan benzer bir tepkinin Türk Silahlı Kuvvetleri'nden geleceği endişesini mi taşıyor onu bilemem ama galiba tarih tekkerürden ibaret...

      

YAZARIN DİĞER YAZILARI Yazı Arşivi