Hoşgeldiniz, Bugün 22.09.2018 -
  • İstanbul Hava Durumu11°C / 18°Cİstanbul Hava DurumuÇok Bulutlu
  • Ankara Hava Durumu3°C / 15°CAnkara Hava DurumuParçalı Bulutlu
  • İzmir Hava Durumu12°C/ 20°Cİzmir Hava DurumuAz Bulutlu
Son Dakika Haberleri
Cebrail Mungan Cebrail Mungan cebrail@endogruhaber.com
Belki yarın belki yarından da yakın...



Dünya kültürü oluşmamış insanların meseleyi sadece Türkiye üzerinden değerlendirmesi ve siyaseti bunun üzerine inşa etmeye çalışmaları gerçekten kısır ve dar bir anlayışla hareket ettiklerinin bir göstergesidir.

 
Değişen dünyaya kulak tıkayan Türkiye, rahmetli Turgut Özal sonrası yeni bir anlayışla ortaya çıkmış ve Türk halkının teveccühüne mazhar olmuştur. Sürekli gelişen dünyayı iyi tahlil eden Özal, demokratikleşme ve serbest pazar ekonomisi akımının dışında kalmamak için gelişmeleri yerinde takip eden bir liderdi.
Şimdi ki  muhalefet liderlerine bakınca Rahmetli Turgut Özal’ın bakış açısının en az elli yıl gerisinden geldiklerini söylemek mümkün. 
Özel girişimciliği destekleyen Özal’ın politikaları, bugün Başbakan'ın izlediği politikayla birebir örtüşmektedir.
 
Özal, Türkiye’nin bölgesinde etkin bir rol oynaması gerektiğini ve dünyada ki siyasal ,ekonomik ve sosyal açılardan geç kalınmadan meseleleri kavramak gerektiğini her fırsatta anlatıyordu.
 
O gün Özal’ı yerden yere vuranlar onun siyasetini ve ufkunu anlamayanlar aynı üslupla bugünkü iktidarı eleştirmektedirler. Özeleştirme meselesi hala aynı kısır muhalefet anlayışı yüzünden “Türkiye’yi satıyorlar “ sloganı ile pişirilip pişirilip getirilen hadisenin, sığ bir düşünceden ibaret olduğunu görmemiz lazım.
Bugün iş adamlarımız, dünyanın her yerinde özelleştirme sonucu bir çok alanda farklı sektörlerde ulaştıkları ülkelere hizmet vermektedirler. Eğer bizim muhalefet anlayışımıza kalsalar , o ülkenin iktidarlarının  vatan haini damgası yemeleri içten bile değil.
 
Bu dar çerçeveli anlayış her alanda karşımıza çıkmakta ve ülkenin gelişimine katkıda bulunacak meselelere kulak tıkamak istemektedir. Demir perde misali insanları tekleştiren ve düzleştiren bir ideoloji körlüğünde yaşamanın nasıl bir özgürlük anlayışı olduğunu anlamak mümkün değildir.
 
Bugün Türkiye, Özal’ın 23 yıl önce ortaya koyduğu bir çok düşünceyi gerçekleştirme yolundadır.

İşte Özal’ın hedefleri arasında bulunan temel meseleler ;
 
1- Huzur ve güvenin sağlanması,
2- Enflasyonun tek haneye indirilmesi-Enflasyon üstünde ücret verilmesi,
3- Orta direk ailelerin güçlendirilmesi,  
4- İşsizliği  önlemek,
5- Özelleştirmelerle ve yabancı yatırımcıların ülkeye çekilmesi,
6- Terörün bitirilmesi,
7- Güneydoğu'nun kalkınmada öncelikli bölge olması,
8- Enerji sorunun giderilmesi,
9- Vergi kaçağının önlenmesi ve yeni kalemlerin oluşturulması,
10- Bürokrasiyi azaltmak,
11- Eğitim ve sağlık alanında köklü değişimler gerçekleştirmek, gibi bir çok alanda radikal değişimler gerçekleştirmek isteyen bir liderdi.
 
Ve şu an aklımıza gelmeyen bir çok konuda  Rahmetli Özal’ın hayalleri gerçekleşmiş ve gerçekleştirilme yolundadır.
 
Eğer o dönem  bu problemlerin büyük bölümü çözüme kavuşturulmuş olsaydı, bugün bu Ak Parti iktidarından daha farklı talepler içinde olabilirdik.
 
Ama bizdeki  muhalif anlayış ve her gelen  iktidarın işini yavaşlatarak çelme takmayı marifet sananlar yüzünden,  ülkenin yarınları  maalesef ki çalınmıştır.

Dış dünyaya kapalı olanların ülkeye verecekleri hiçbir şey yoktur.

Dünya devletleri arasında yalnız yaşadığını düşünenler yalnız kalır ve yalnız ölür.
 
Özal’ın belki yarın belki yarından da yakın dediği gelişme ise terör meselesi çözülmez ise Misak-ı Milli sınırlarının yakın bir zamanda değişeceğini ön görerek, bunun ya lehimize ya da aleyhimize gelişeceğini söylemiştir.

“Eğer pasif durursak aleyhimize değişir. Ne olursa olsun aynı kalmayacağı ortada. Bunu önceden görebilmek lâzım” diyordu.
 
İşte Özal’ın o dönem bu açıklamaları deli saçması görülebilirdi. Ama siz terörü çözmezseniz sizin bu durumunuzu kullanacak çok ülkeler ortaya çıkabilir diyordu.
 
Bugün çözüme karşı çıkanların Özal’ın gördüğü, ön görünün bile gerisindeler.
Ama iktidar bu konuyu çözme azmi ve kararlığındadır.
 
Evet mutlak dünya böyle kalmayacak. Türkiye’nin büyük bir devlet ve millet olmasına çok az kalmıştır. Bütün oklar ve ibreler Türkiye’yi göstermektedir.
 
Peki ne zaman diyenlere işte cevabım; Belki yarın belki yarından da yakın...
 
 
 
 
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI Yazı Arşivi