Hoşgeldiniz, Bugün 22.06.2018 -
  • İstanbul Hava Durumu11°C / 18°Cİstanbul Hava DurumuÇok Bulutlu
  • Ankara Hava Durumu3°C / 15°CAnkara Hava DurumuParçalı Bulutlu
  • İzmir Hava Durumu12°C/ 20°Cİzmir Hava DurumuAz Bulutlu
Son Dakika Haberleri
Cebrail Mungan Cebrail Mungan cebrail@endogruhaber.com
Fransa tehlikeli sularda yüzüyor

Fransa’nın Türkiye üzerinde oynadığı oyunlar sadece Kürt meselesi ile sınırlı değil..

İşte tarihsel sürecin ayrıntıları...

Fransa Türkiye ilişkileri Tarihi 16 YY başlarına kadar uzanır…

Öyle ki Fransa’ya ilk yardım elini Osmanlı İmparatorluğu'nun uzatmasına rağmen, Fransa Mısır'a saldırarak sömürgeci anlayışını ortaya koymuştur.

Şarlken’in Fransa kralı Fransuva’yı esir alması sonrası Osmanlı İmparatorluğu'ndan yardım istemiştir. Fransuvan’ın annesinin yardım isteği ile ilk diplomatik ilişkiler böylece başlamıştır.

Boşuna “İyilikten Maraz doğar “ dememişler...

Ancak Fransız Devrimi sonrası iş başına gelen Napolyon Bonopart’ın Mısır üzerinde ki emelleri Fransa-Osmanlı ilişkilerini bozmuştur.

Fransızlar Mısır'ı ele geçiremeyince El-Ariş antlaşması ile sulha ersede,1.Dünya savaşında farklı cephelerde savaşan Osmanlı Savaşı kaybedince Fransa leşten nemalanan sırtlan gibi Anadolu’yu ilk işgal eden ülkelerden biri oldu.

Anadolu'yu parçalama hevesi hep kursağında duran Paris’in, kültürel dil, din farklılığından doğan azınlıklar üzerine oyun oynamayı adet edinmiştir. Çıkarları doğrultusunda siyasetini gizleme gereği hiç duymamıştır bugüne kadar…

Özellikle tarihin karanlık sayfalarında Fransa’nın izine rastlamak mümkün. İşgal ettiği Kilikya ve Güneydoğu bölgelerinde Ermeni destekçilerinin katliam yapmasına göz yummuştur.

Fransızların Ermeni toleransı, Güneydoğu ve Doğu Anadolu da ki, emellerine ulaşma noktasında fikir birlikteliğinden kaynaklandığını rahatlıkla ifade edebilirim.
Sürekli Ermeni diasporasını Paris’te canlı tutan Fransa ,diplomatlarımıza yönelik kanlı eylemler tertipleyen Asala terör örgütünden tutunda emellerine hizmet edecek her terör örgütüne taşeronluk yapmayı kendi siyasetinin bir parçası olarak görmektedir..

PKK terör örgütü mensuplarına cirit attıran Fransa,Türkiye üzerindeki oyunlarını hep sıcak tutmuştur.

Avrupa birliğine üye ülkelerin Kırmızı Bültenle aranan Terör Örgütü yöneticilerini, koruyup kollama görevlerini eksiksiz yerine getirmeleri ise tam bir skandal.

Kaldı ki Fransa Cumhurbaşkanı'nın açıklamaları ise tarihten gelen çıkarları doğrultusunda olayları gizleme gereği bile duymadıklarını gösteriyor. Öldürülen örgütün yetkin üyelerinden birini tanıdığını söylemesi çok şaşılacak bir durum olmadığını gözler önüne sermiştir.Türkiye’nin hesap sorması bile gereksizdir. Her şey aşikardır. Zaten onlarda yıllardır faaliyet halinde ki örgüte verdikleri desteği her alanda göstermişlerdir.

Gelelim PKK ve Kürt meselesi üzerindeki barış görüşmelerinin yankılarına….

İmralı ve barış görüşmeleri Avrupa Ülkeleri üzerinde soğuk bir duş etkisi yarattığını düşünenlerdenim.

Çünkü güçlenen Türkiye’nin önünde ki bu büyük engel ortadan kalkarsa, Türkiye’nin güçlenmesini,Avrupa birliği ülkeleri kendi açısından tehdit olarak algılamaktadır.

Bu yüzden PKK içinde de ciddi ayrımlar ve çatlaklar yaşanmaktadır. Dış istihbarat servislerinin ve Avrupa Ülkelerinin eli kanlı terör örgütünün silah bırakmasını istememeleri kadar doğal ne olabilirdi ki.

Bu yüzden barış görüşmelerini Türkiye olarak siz yapıp sonuçlandırmasanız başka eller tarihten gelen mirasları nedeniyle parçala, böl ve yut taktiğini uygulamaktan çekinmediklerini tarihsel dökümleri ile size anlatmaya çalıştım.

Evet bu derin bir kan davasıdır her iki taraf için… Ama çözülmeyecek ve sonlanmayacak bir dava değildir. Bazen her şeyi barış içinde yüreklere taş basarak çözmek mümkün. Çözmediğiniz bir mesele bir anda dünya meselesi haline getirilip leş kargalarına meze olmaktansa bu çözüme adım atmak daha önemlidir.

Ama eğer terör örgütü silah bırakmaya yanaşmayıp İmralı’nın çözüm önerisine destek vermese ne olacak.?

Bu da durumun artık Kürt meselesi olmaktan çıktığını gösterecek ve dünya baronlarına hizmet eden bir örgüt olduğunu ve terör örgütüne destek verenlerinde İmralı’nın devre dışı kalmasının getireceği algı ,Kürt meselesi seyrinde büyük değişiklik yaşanmasına sebep olacaktır.

Kuzey Irakta kendi coğrafyasında yaşadığı sıkıntı yüzünden Türkiyesiz bir yol haritası olmayacağının farkındadır. Bu sıkıntının büyümemesi için PKK nın silah bırakması her iki taraf içinde büyük menfaatler sağlamaktadır.

Artık çözümden başka hiçbir yol yoktur. Çünkü bütün yollar Türkiye‘nin gücü üzerinde birleşmektedir. Yoksa işimiz Amerika ve Avrupa Birliği ülkelerine kalırsa bir hayli zorlaşır.

Fransız sömürgeciliği yıllardır Afrika’yı açlığın ve yoksulluğun kaderine terk etmiştir.  Kaynaklarını alabildiğine sömürmüştür. Başbakanın Afrika gezisi onları tedirgin etmeye yetmiştir.Afrika’nın yer altı kaynakları için gelmediğini söyleyen Başbakan hedefi tam on ikiden vurmuştur. Afrikada ve Ortadoğu da da bundan böyle bizde varız demiştir.

Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Gabon, Nijer ve Senegal ziyaretleri Fransa başta olmak üzere bir çok Avrupa ülkesini tedirgin ettiği sırada Paris’te yaşanan üç infaz kafaları ve algıları karıştırdı.Kürt meselesinin İmralı ile çözülmeyeceğini ve derin pazarlıklara davet gibi de algılanmalıdır.

Mesele Avrupa’nın Kürt meselesi üzerinden Türkiye’yi köşeye sıkıştırma argümanını elinden çıkarmama isteğinde yatmaktadır.

Fransa’nın Maliyi karıştırarak zenginliklerine konma arzusu Türkiye’ye yapılan bir misilleme olarak okumak gerekir. Çünkü Kürt kartını kaybetmekten korkan Avrupa, Afrika da karşısına bir rakip çıkarmak istemez.

Herkes aklını başına alsın ve dünya konjektörün de Kürt Meselesine nasıl bakıldığını görmeli yoksa bu milliyetçi ve ulusalcı söylemlerle devam edecek kan davasının hiçbir Türk’e ve Kürt’e faydası yoktur.

Sulh’ta şüphesiz hayır vardır…

YAZARIN DİĞER YAZILARI Yazı Arşivi