Hoşgeldiniz, Bugün 22.06.2018 -
  • İstanbul Hava Durumu11°C / 18°Cİstanbul Hava DurumuÇok Bulutlu
  • Ankara Hava Durumu3°C / 15°CAnkara Hava DurumuParçalı Bulutlu
  • İzmir Hava Durumu12°C/ 20°Cİzmir Hava DurumuAz Bulutlu
Son Dakika Haberleri
Cebrail Mungan Cebrail Mungan cebrail@endogruhaber.com
Medya ve rating sistemi



 

Siz ağzınızla kuş da tutsanız sizi görmek istedikleri kap içinde değerlendiriyorlar.
 
Yetenekleriniz, hayata bakış açınız  insanları rahatsız ettikçe onlarda bel altından vurmaya başlıyorlar.
 
Sizi yaptığınız işle değerlendiriyorlar. Bu değerlendirme ya sizi törpülemek amaçlı yapılıyor yada ideolojik amaçla yapılıyor. Ödül verirken bile aynı fikri taşıyanların birbirini taltif ettiklerine şahit olmuşsunuzdur.
 
Medya dünyasında da gizli kamplaşmalar ve mezhepsel farklılıklardan kaynaklanan çirkinliklerle karşılaşmanız mümkün. Ama bunu hep gizlerler.
 
Oysa ben inancımdan kaynaklanan fikrimi yaşıyorken bana ön yargı ile yaklaşanların, kendi fikrini veya inancını davranışına dökememiş olduğuna da şahit oluruz.
 
Gerçek samimi insanı çok az bulursunuz medya dünyasında. Tıpkı dizi kahramanları gibi biçilmiş rolü oynarken, birkaç yüzü tek bedende toplamış insanlarla karşılaşırsınız.
 
Medya dünyasındaki bu samimiyetsizlik giderek çirkinleşiyor. Her şeyin acımasız bir şekilde reklam pastasından pay almanın getirdiği zorunluluk, sizin bazı şeyleri ele almanıza izin vermiyor.
 
Maalesef medya dünyası sizin birikiminizle ilgilenmiyor. Tek bildikleri var o da yaptığın işin rating denen sistem içindeki başarısına endeksli.
 
Yani kısaca ne olduğu belli olmayan deneklere bağlı bir yaşam ünitesinde nefes almaya çalışıyorsunuz.
 
Bu sistem sizin özgün hareket etmenize fırsat vermiyor. Kaybolmuş bir değere yer verdiğinizde, kalp atışlarına bağlı olan veri bir anda tehlike sinyalinin acı yüzüyle sizi tehdit ediyor…
 
DIT….DIT….DIT….DIIIIIIIITTTTTTTTTTTT…..
 
Reklam verenlerin elinde oyuncak olan medya, maalesef  özgün hareket etme noktasında  fazla cesaret verici değil.
 
Önemli olan bir projenin izlenmesi gerisi teferruat…
 
Çok izlenen bir program, bazen reklam geliri açısından ancak program maliyetini karşılayabiliyor. Bazen de  rating sıralamasında normal seyirde olan bir program reklam geliri açısından maliyetini ikiye veya üçe katlayabiliyor.
 
Elbette ölçüm yapılmalı ama ben ölçümlerin hakkaniyet çizgisi içinde yapıldığına inanmıyorum.
 
Merak ediyorum üç beş bin denekle yetinen medya dünyası dijital platform üzerinden bu ölçümlemeleri neden kabul etmek istemiyor?
 
Örneğin D Smart ve Digitürk platformları üzerinden  milyonları aşan  abonelerin seyir zevkini belirlemek daha gerçekçi sonuçlara ulaşmamızı sağlamaz mı?
 
Elbette sağlar…  Ancak birileri bu kadar büyük pastanın tesadüf  eseri paylaştırılmasına karşı sanırım .
Yoksa bunun başka izahı yok gibi.
 
Üç milyon denek  üzerinden yapılan sonuçlar mı daha gerçekçi olur yoksa üç veya beş bin denek üzerinden elde edilen sonuçlar mı daha objektif olur?
 
Karar sizin !!!!
YAZARIN DİĞER YAZILARI Yazı Arşivi