Hoşgeldiniz, Bugün 17.01.2018 -
  • İstanbul Hava Durumu11°C / 18°Cİstanbul Hava DurumuÇok Bulutlu
  • Ankara Hava Durumu3°C / 15°CAnkara Hava DurumuParçalı Bulutlu
  • İzmir Hava Durumu12°C/ 20°Cİzmir Hava DurumuAz Bulutlu
Son Dakika Haberleri
Cebrail Mungan Cebrail Mungan cebrail@endogruhaber.com
Bu olay maalesef Türkiye'de yaşandı!



 

Biz Türkiye’nin sağlık açısından gelişmesinden ne kadar mutlu oluyorsak bazı bölgeler de yaşanan sağlık skandalları da bizi bir o kadar üzüyor!
 
Peki, biz bunları birilerini siyasi olarak köşeye sıkıştırmak için mi yazıyoruz?
Kocaman HAYIR!
 
 
Şimdi anlatacağım olayda ihmalleri olan birileri varsa  köşeye sıkıştırıp Sağlık Bakanlığı'na havale edeceğim. Çünkü inanıyorum ki çok çalışkan ve Türkiye’nin her yerinden her şikayeti değerlendiren iyi bir ekip anlayışı ile çalışan (başımdan geçen birkaç olay vesilesi ile bildiğim) Sağlık Bakanı Recep Akdağ var.
 
Olayın geçtiği yer Sinop’un Boyabat ilçesi…
Yani Başbakanımızın avucu gibi bildiği coğrafyalar…
 
Akşam üstü mide şikayeti ile Boyabat Devlet Hastanesi’ne giden 61 yaşında ki işçi emeklisi olan Niyazi Uzun, benimle yedi yıldır çalışan Zeynep Mukadder’in biricik babası.
 
Mide şikayeti ile gittiği hastanede kendisine bir iğne yapılıyor. Buraya kadar her şey normal gidiyor. Ancak bundan sonra yaşananlar gelişmişlik düzeyi ve büyüme rakamı ile dünyaya parmak ısırtan Türkiye’ye yakışmıyor. 
 
Yaşanan imkansızlıkları okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız…
 
Niyazi Uzun, iğneden sonra kalp krizi geçiriyor!
Birkaç kez duran kalp yeniden çalıştırılıyor ve bir iki saatlik beklemeden sonra hastamız müdahale edilmek üzere ambulansla apar topar Sinop Devlet Hastanesi’ne yola çıkarılıyor.
Çünkü ilçede bu duruma müdahaleyi gerçekleştirecek ne ekip, nede ekipman var!
 
Boyabat ilçesinden  Sinop’a bir buçuk saatlik bir yol var.
En hızlı haliyle tüm riskler gece göze alınıp yola çıkılıyor.
 
Saat gece 22:00 İstanbul‘da şirkette bulunduğum sırada bir ağlama sesi...
Montaj odasında başına toplanan yedi sekiz arkadaşının Zeynep’i teselli ettiklerini görünce odaya yönelip durumu öğreniyorum…
 
Doğal olarak kızım kadar sevdiğim Zeynep’e ‘Merak etme burası eski Türkiye değil çok şükür hamile kadını artık dağın başından hava ambulansıyla alıyorlar’ diyerek teselli ediyorum.
 
Çok şükür bir buçuk saatlik aranın ardından  hastamız Atatürk Devlet Hastanesi’ne yetiştiriliyor.
Ve hepimiz o an derin bir oh çekiyoruz…
Bu duruma en çok Zeynep seviniyor gece on iki gibi eve varıyorum…
 
Zeynep’i arayarak hastamızın durumunu tekrar soruyorum, gereken yapılmış mı diye...
 
“Abi yoğun bakımda bilinci kapalı “ diyor.
 
Bende ilin valisi gibi konuşarak ‘Kızım artık hasta Sinop’ta merak etme kalp krizine dünyanın her yerinden anjiyo yapılarak müdahale ediliyor çok şükür burada mı yapılamayacak’ diyerek teselli veriyorum.
 
Son telefonumdan sonra ertesi gün sabah Zeynep’i arıyorum ‘Kızım ne oldu baban iyi mi inşallah?’ diyorum. 
 
“Abi  dün gece  geç saatlerde  doktor yüzde bir riskte taşısa da kanı sulandıracak bir iğneden söz ettiler” dedi. Doğru dürüst bilgi alınacak kimse olmayınca, Zeynep’in annesine ne söyleniyorsa onu bize iletiyor kadıncağız…
 
‘Yav Zeynep nasıl yani koskocaman Sinop’ta  kalp anjiyo’su yapacak ekipman yok mu?’ diyorum.
 
Ağlayarak ‘Yok abi’ diyor…
 
‘Eeee… peki ne olacak diyorum…’
 
‘Samsun Medical Park Hastanesi’ne sevk etmişler abi’ diyor…
 
Peki ‘Adam ne durumda kızım’ diyorum...
 
‘Abi bilinci yerindeymiş diyorlar anneme’
 
‘Peki Samsun –Sinop arası kaç saat diyorum’
 
Bana ‘3 saat yol tutar ama ambulansla iki saatte gider’ diyor…
 
‘Zeynep niye helikopter ambulans istenmiyor?’ diyorum …
 
‘Abi durumu şu an iyiymiş gerek yok’ diyorlar...
 
‘Peki’ deyip telefonu kapatıyorum… 
 
Öğlene doğru dışarıda bir iş görüşmesine gittiğim yerden  12:00 gibi arıyorum Zeynep’i ama cep  telefonu kapalı…
 
İş yerini arıyorum  ‘Zeynep nerede?’ diyorum…
 
Personel bana  ‘Abi havalimanına gitti babası vefat etmiş diyor’ hüzünlü bir sesle   
 
Telefonda öylece kalıyorum…
 
Samsun’a hareket eden ambulansın içinde Niyazi Amca hakka yürüyor…
İki kez şok yapılsa da Zeynep ‘in  babası kurtarılamıyor…
 
Diyeceğim o ki 18 saat yaşayan adamı öylece gezdireceğinize,  madem Sinop’ta gerekli donanım yoksa niçin adamı direkt Samsuna göndermediniz? 
 
Nasıl olurda Boyabat’ta ki sağlık personeli Sinop’ta müdahale edilemeyeceğini bilmez?
Ambulansla niçin direkt Samsun’a göndermediler? 
 
Sinop gibi bir ilde nasıl bu hastaya müdahale edilecek ekipman bulunmaz?
 
Sorular…sorular…cevapsız kalan sorular…
 
 
Kaldı ki bir organ bağışı için uçak kaldıran Sağlık Bakanlığı yaşayan bir can için bilgi verilseydi, herhalde ambulans bir helikopter göndermekten çekinmezdi..
 
Ölüye gösterilen hassasiyet diriye gösterilmiyor anlaşılan…
Sağlık personeli bu olay için neden hava aracı istemediler merak ediyorum!
Bu ihmal silsilesini yaşatan sorumlularla bakalım kimler ilgilenecek?
 
Gözümdeki Türkiye portresini tekrar gözden geçirdim…
 
Bu kadar özel hastanelerin olduğu bir Türkiye ile övünülüp sağlık turizminden bahsederken galiba biz resme İstanbul’dan bakarak konuşuyormuşuz…
 
Kusura bakma Zeynep sana övünerek teselli etmeye çalıştığım Türkiye, beni sana mahcup etti…
 
Bu devlet adına ben senden özür diliyorum…
Başka elimden hiçbir şey gelmiyor…
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI Yazı Arşivi