Hoşgeldiniz, Bugün 22.09.2018 -
  • İstanbul Hava Durumu11°C / 18°Cİstanbul Hava DurumuÇok Bulutlu
  • Ankara Hava Durumu3°C / 15°CAnkara Hava DurumuParçalı Bulutlu
  • İzmir Hava Durumu12°C/ 20°Cİzmir Hava DurumuAz Bulutlu
Son Dakika Haberleri
Cebrail Mungan Cebrail Mungan cebrail@endogruhaber.com
Türkiye parçalanmayacak‏



 

“ABD Hükümeti’nin çatı istihbarat örgütü Ulusal İstihbarat Ofisi’nin Washington’da açıkladığı “Küresel Trendler 2030” raporuna göre Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda Kürdistan’ın yükselişi nedeniyle bölünme riski var “
Amerika’da her yıl bu ve buna benzer bir çok düşünce kuruluşu ön görüde bulunuyor. 2030 yılında Türkiye‘nin güçlü bir ülke olarak yükselişe geçeceğini açıklayan raporda “Bölgesel kurulabilecek bir kürt devletinin Türkiye’nin bütünlüğüne darbe vuracağı” ifade ediliyor.
Amerika ve küresel güçlerin hasta adam Türkiye’nin süratle iyileşmesinin ve yükselişine bağlı olarak yaptığı analizlerin gerçekleşme  ihtimali var mı ?
Daha önce Türkiye ekonomisinin kırılganlığından bahseden analizlerle  kredi derecelendirme kuruluşlarının yaptığı değerlendirmelerin objektif olmadığını ekonomik veriler göstermişti.
Bu analizin 2030 yılında bölgesel bir güç olma yolundaki Türkiye’nin  ekonomik verilerine  bakarak bir şeyler söylemek mümkün. Ama parçalanma noktasında Kürdistan’ın yükselişe geçmesinin Türkiye’nin bütünlüğüne zarar vereceği görüşü sadece kendi istek ve arzuları olduğunu çok rahatlıkla söyleyebilirim.
 
Peki ben bu düşünce mi neye dayandırıyorum?
Kuzey Irak Kürt bölgesinden yılda 10 milyar dolarlık petrol ihracatı bulunuyor. 2030 yılında bu rakamın nerelere varacağını tasavvur bile edemezsiniz. Hadi kaba bir hesapla 200 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaştığını var sayalım buna doğalgaz ve bilumum sanayi verilerini de eklerseniz korkunç rakamlara ulaşacağını buradan tahmin etmek çok zor olmasa gerek.
 
Şii Irak Hükümeti ile yaşanan sorunun gerisinde Türkiye ile Kuzey Irak Bölgesel Kürt yönetimi arasında sağlanan direkt ekonomik ilişkilerin merkezi Irak hükümetini oldukça rahatsız ettiği gerçeğinin yattığını görmeliyiz.
 
Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın uçağını indirtmeyen Merkezi Irak yönetimi sancılandığının dışa vurumu olarak böyle bir eylemi gerçekleştirdi. Ancak korkunun ecele faydası yok gibi.
Çünkü Kuzey Irak petrolünün Türkiye’den başka çıkış yolu yoktur. Şii yönetim, Suni Kürt yönetiminin bu hamleleri sonucu geldikleri gerilimin yansımasını bölgeye asker kaydırarak gösterdi.
 
Türkiye’nin aktif bir oyuncu olmasını istemeyen İran nükleer silahı sadece ABD ve İsrail için istediğini düşünmeyiniz. Şii Devletlerinin gücünü korumak ve bir koruma kalkanı oluşturmak istemesi ve sonuç olarak da Suriye’ye  bu katliam desteğini sadece ve sadece Şii meselesi yüzünden vermektedir.
 
Irak’ta binlerce yıllık saçma sapan Şii saplantıları yüzünden binlerce kürdü katletmesinin ardında ırksal bir yaklaşım yoktur aynı zamanda mezhepsel bir radikal bakış açısı vardır.
Barzani ve ailesi, suni bir kürt aşiretidir. Eğer bağımsız bir kürt bölgesi olarak çıkmaza girerlerse Barzani’nin tutumu ne olacak?
Saddam tarafından on binlerce kürdün soykırıma uğradığı baskı rejiminden sonra  Şii Irak hükümetine karşı en sert önlemleri almaktan çekinmeyeceklerini, askeri tedbirlerin masada olduğunu gösterdiler.
 
Peki sonuç olarak nereye varacağımı ifade edeyim sizlere.
 
Geldiğimiz nokta itibari ile demokratik bir anayasal bakış açısına kavuşmayı kendisine hedef edinen Türkiye reformlarını kendisi için gerçekleştirmek zorundadır. Kuzey Irak Kürt bölgesinin zaman içinde Türkiye’den başka bir çıkış yolu olmadığını görecektir. Neticede aslında Türkiye’de başkanlık sistemi tartışmaları da bu yüzdendir.
 
Kürtlerle yaşama refleksi göstermiş Türkiye’yi Merkezi Irak Şii otoritesine karşı tercih edecek olan taraf kuzey Irak Kürtleri olacaktır. O zaman PKK’nın varlığı da kesinlikle son bulacaktır. Çünkü bu birlik Kuzey Irak Kürtleri çatısı altında gerçekleşecektir.
 
Eğer ABD modeli bir sistem  gerçekleşecekse kimse şüphe etmesin Türkiye bölünmeden Başkanlık sistemi altında Kuzey Irak Kürtlerine de hazırlıklı olsun ..
 
Mısır ve Libya da şu anda en etkin ülke Türkiye’dir. Kaldı ki orada bulunan yönetimlere birer milyar dolarlık hibe yardımlarla attığı adımları iyi düşünmek gerekir. Bunu sadece suni bir dayanışma olarak okumak yersiz olur. Milyarlarca dolarlık iş hacmi açısından verilen hibe yardımlar Türkiye açısından önem arz etmektedir. Esad sonrası Suriye’de oluşacak yönetim Türkiye’ye mutlak ihtiyaç duyacaktır.. Yerle bir olan ülkenin yeniden inşası göz önüne alındığında varacağımız noktaları bu düşünce kuruluşları neden hayal etmiyor.
 
Çünkü güçlü bir Türkiye’nin varlığından söz ediyorlar ama parçalanacakları savını da ortaya atarak kendi isteklerini dillendirmektedirler.
 
Türkiye parçalanmayacak sevgili okurlarım bu böyle bilinsin…
 
Türkiye tarihi misyonunu ilahi bir sebeple yeniden oynayacak…
 
Söz uçar yazı kalır…
Biz görmesek bile bu yazı bilgisayar kayıtlarında hep kalacak…
Benden söylemesi…
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI Yazı Arşivi