Hoşgeldiniz, Bugün 17.01.2018 -
  • İstanbul Hava Durumu11°C / 18°Cİstanbul Hava DurumuÇok Bulutlu
  • Ankara Hava Durumu3°C / 15°CAnkara Hava DurumuParçalı Bulutlu
  • İzmir Hava Durumu12°C/ 20°Cİzmir Hava DurumuAz Bulutlu
Son Dakika Haberleri
Cebrail Mungan Cebrail Mungan cebrail@endogruhaber.com
Madem ki illa cami yapacaksan...

Bu kadar cami yapılması güzel de mevcut camilerin ibadet dışında ne işe yaradığını bana söyleyebilir misiniz?

 

-Eee… Zaten camiler sadece ibadet için yapılmaz mı?
 
-Hayır kardeşim, yapılmaz!
 
Sosyal toplumda caminin önemi sadece ibadet ve cenaze namazlarının kılındığı yer olarak algılanır. Bu kadar cami işlevsiz bir şekilde sadece hayır olsun diye dikilir mi?
 
İslam akılcı bir dindir. Sadece duygu ve düşüncelerin arzusunu yerine getirirken işlevsel düşünceyi de harekete geçirmelidir.
 
Peki ne demek istiyorum?
 
Osmanlı bir eseri vücuda getireceği vakit her şeyiyle düşünülmeden o eseri icra etmemiştir.
 
Edirne'de yapılan Selimiye Camii'nin şehir merkezindeki konumu altındaki çarşıları ve içindeki medreseleri ile tüm iktisadi hayata katacağı canlılık hesap edilmiştir.
 
O caminin fakir fukara açısından da önemi düşünülmüştür. Camiler iktisadi hayata kattığı canlılık ile kiraya verilen dükkanlardan elde ettiği gelirle camilerin hayır ve hasenata verdikleri katkılar unutulmamalı. Yoksa camileri her zaman yardıma muhtaç ibadethaneler haline gelir. Zaten gelmiş durumda.
 
Cami imamlarının her hafta Cuma günleri, ya doğalgaz parası istemekten ya da bir elektrik faturası borcunu kapatmak için çektikleri ızdırabı görmek lazım. Bu konu da Cuma namazına gelen cemaatin,’ hocam gene para mı isteyeceksin’ homurtularına muhatap olmaları çok üzücü bir durumdur.
 
Koca camileri merkezlere böyle işlevsiz olarak tasarlayıp kondurursanız “ sevap işleyeyim namım yürüsün “ derken o ibadethaneleri içine düşürdüğünüz durumu da göz ardı etmemelisiniz.
 
Ecdat diye övünüyoruz ama 'ecdat'ın camilerin etrafında kuşların rahat su içeceği yalaklara kadar düşünüp herkesin nasibine sebep olurken bizler camilerin içinde sosyal hayatın bütün gereçlerini unutuyoruz.
 
Hayatında camiye girmeyen bir insanı dahi oraya itecek sebepler oluşturmalı. İbadethanenin dışında kütüphanesi, aşevi, taziye alanları, çarşısı, sağlık ocağı, kurban kesim alanları ve hatta sokakta kalan insanlar için küçük misafirhaneler bile tertip edilmeli.
 
Altında dükkanları veya çarşıları olan camiiler olsaydı, buradan gelen gelirle bu ibadethaneler ayakta kalır ve hatta düşkünleri bile ayakta tutardı. Kaldıki cami imamlarını da büyük bir yükten kurtarmış olurduk.
 
Dağda aç kurtların doyurulup şehre inmesini engellemek için vakıflar kuran Osmanlı'yı biz bu gidişle hiç anlayamayacağız.
YAZARIN DİĞER YAZILARI Yazı Arşivi